SEZARYEN

Sezaryen doğumun gerçekleştirilmesi için yapılan ameliyata verilen isimdir. Anestezi altında yapılan bir ameliyattır, bu nedenle ağrılı bir işlem değildir. Sezaryende, külot çizgisi boyunca yapılan bir kesi ile önce karın içine ve daha sonra da rahim içine girilerek bebeğe ulaşılır ve doğum sağlanır. Ülkemizde doğumların yaklaşık olarak yarısı sezaryen ile gerçekleşmektedir.

Neden sezaryen ile doğum yaptırılıyor?
Sezaryen son yıllarda daha sık uygulanan bir doğum şekli olmuştur. En sık sezaryen doğum nedenleri:

  • Daha önceden yapılan sezaryen
  • Normal doğum sırasında bebeğin sıkıntıya girmesi ve acil doğum ihtiyacı
  • Normal doğum denenmesine rağmen bebeğin doğum kanalında ilerlememesi
  • Makat veya yan geliş
  • Normalden çok iri bebek
  • Bebeğin olması gerekenden çok daha erken doğurtulması gereken durumlar
  • Annede bulunan ve normal doğum ile bebeğe bulaşabilecek enfeksiyonların varlığı
  • Çoğul gebelik (ikiz, üçüz)
  • Bebeğin eşinin doğum kanalını kapatacak şekilde yerleşmiş olması
  • Bebeğin eşinin doğumdan önce yerinden ayrılması ve beraberinde şiddetli kanama
  • Anne hayatını tehdit eden herhangi bir tıbbi acil durum
  • Doğum kanalında veya rahimde bebeğin doğumuna engel olabilecek bir engel olması (örn. myomlar veya kalça kemiğindeki sorunlar)
  • Anne istemi ve doğum korkusu (bu durum tam olarak sezaryen için bir sebep olarak kabul edilmese de, son yıllarda birçok doktor anne istemine bağlı olarak da sezaryen yapmaktadır)
  • Bebeğin doğumda yaralanma (özellikle karın ön duvarı veya sırtta var olan doğumsal anormalliklere bağlı olarak) veya kanama riski
  • Rahim ağzı kanseri

Neden normal doğum için beklerken sezaryene ihtiyaç duyuluyor?
Normal doğumda ağrılarınız başladıktan sonra rahim ağzında açılma olması ve buna paralel olarak bebeğin doğum kanalında ilerlemesi gerekir. Yeterli ve kuvvetli doğum ağrılarının varlığında, tam açıklık olan 10 cm açıklığa ulaşıldıktan sonra, bebeğin doğum kanalındaki inişi de tamamlanmış ise doğum odasına alınırsınız ve doğum doktor veya ebe gözetiminde gerçekleştirilir. Ancak normal doğum esnasında yeterli doğum ağrılarının olmadığı, rahim ağzının istenilen şekilde açılmadığı veya bebeğin doğum kanalında ilerlemesinin durduğu durumlarda sezaryen gerekli olabilir.
Normal doğum sırasında sezaryen ihtiyacı olan en sık durumlar:

  • Bebeğin doğum kanalından geçemeyecek kadar iri olması
  • Annenin doğum kanalının dar olması
  • Bebeğin doğum kanalında ilerleyecek uygun pozisyonu alamaması
  • Bebek kalp hızının düşmesi ve hayatının tehlikede olması
  • Anne hayatını tehdit eden, kanama veya solunum yetersizliği gibi bir durumun varlığı

Sezaryen ile doğum ne zaman yapılır?
Doğumun daha erken bir dönemde yaptırılmasının gerektiği durumlar dışında sezaryen genellikle 39. haftada yapılmak üzere planlanır (normal bir gebelik 40 hafta sürer).

Sezaryen doğumun avantajları nelerdir?
Sezaryen doğumun avantajları arasında:

  • Doğumun tam olarak ne zaman olacağı bellidir. Böylece planlamalar daha net olarak yapılabilir.
  • Bazı olası risklerin önüne geçilmiş olur.
  • Gün aşımı olarak da ifade edilen doğumun gecikmesi engellenmiş olur.
  • Doğumu takip eden doktorun doğumda hazır bulunacağından emin olunur.
  • Daha rahat ve kontrollü bir atmosfer vardır. Doğumun ne kadar süreceği aşağı yukarı bellidir.
  • Doğum kanalının ve vajinanın yaralanması riski daha düşüktür.

Sezaryen doğumun dezavantajları nelerdir?
Sezaryen doğumun avantajları olduğu kadar riskleri de mevcuttur. Sezaryenin büyük bir cerrahi işlem olduğu her zaman akılda tutulmalıdır:

  • Karın içi organların, özellikle mesane, idrar kanalı ve bağırsakların yaralanma riski normal doğuma oranla daha yüksektir.
  • Özellikle annenin genel anestezi aldığı durumlarda daha belirgin olmak üzere annenin bebekle ilk teması gecikmektedir.
  • İyileşme normal doğuma göre daha uzun sürer.
  • Rahmin kesilmesi, rahmi sonraki gebelikler için zayıflatacak ve olası bir yırtılma ve kanama riskini artıracaktır.
  • İkiden fazla yapılan sezaryenlerde bebeğin eşinin rahim kasları içine yerleşmesi ile ciddi kanama ve rahmin alınması riski artmaktadır.
  • Bebeğin yaralanması riski sezaryende de vardır.
  • Bebeğe ait solunum problemleri sezaryen sonrası normal doğuma oranla daha sıktır.
  • Endometrit adı verilen rahim enfeksiyonu sezaryen doğumlarda daha sıktır. Ayrıca yara yerinde enfeksiyon normal doğuma oranla daha sıktır. yara yeri enfeksiyonu sezaryenden sonraki 3-4. günlerde sıklıkla ortaya çıkar ve genellikle antibiyotik ve yara bakımı yapılarak tedavi edilir.
  • Sezaryen ile normal doğuma oranla daha fazla kanama olur ve %1-2 oranında kan verilmesini gerektirecek düzeyde ciddi kanamalarla karşılaşılabilir. Sezaryen sonrasında rahmin kasılmaması (atoni) ve kanama nedeniyle rahmin alınma riski sezaryenlerde daha fazladır.
  • Bacak damarlarında pıhtı oluşması ve pıhtıların akciğere atılması ile solunum yetmezliği riski sezaryen doğumlarda daha sık rastlanır. Bu durum risk grubu hastalarda ameliyat öncesi ve sonrasında varis çorabı giyilerek veya kan sulandırıcı bazı ilaçlar kullanılarak azaltılabilir.

Anne isteği ile sezaryen
Ülkemizde yasal olarak anne isteği ile sezaryen mümkün olmasa da, “doğum korkusu” bir sezaryen nedeni olarak kabul edildiğinden, göreceli olarak anne isteği ile sezaryen mümkündür. Sadece doğum raporuna “anne istedi diye sezaryen yapıldı” yazılmamaktadır.
Birçok anne adayı yersiz korkular ve şehir efsaneleri nedeniyle normal doğumu “mümkün olmayan” bir seçenek olarak görmektedir. Ayrıca sezaryen oranlarının sürekli artması, sezaryenin daha popüler bir doğum şekli olduğuna herkesi ikna etmektedir. Ancak sezaryen doğumların avantajları olduğu kadar dezavantajlarının da olduğunun bilinmesi ve karar verirken tüm faktörlerin göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

Sezaryen nasıl yapılır?
Hastaneye yatışı takiben damar içine serum ve ilaç vermek için genellikle kolunuzdaki damarlarda uygun olan birine özel bir iğne ve kateter yerleştirilir. Mide asidini ve ağız ve burundaki sıvıları azaltmak amacıyla bazı ilaçlar verilebilir. Bu süreçte bebeğinizin ve sizin durumunuz kontrol edilir ve hazır olduğunuzda ameliyathaneye alınırsınız. Nadiren ameliyathaneye gitmeden önce mesane içine bir sonda yerleştirilebilir, ancak sonda sıklıkla ameliyathanede hasta anestezi aldıktan sonra uygulanmaktadır.
Sezaryende genellikle 2 tip anestezi uygulanır:

  • Bölgesel: Epidural veya spinal. Genel anesteziye oranla daha sık uygulanır. Her iki işlemde de belden yapılan bir iğneyi takiben belden aşağısı uyuşturulur. Epidural anestezide ayrıca omurga aralığından ilerletilen bir tüp aracılığı ile sürekli ağrı kesici vermek ve sezaryen sonrasında da ağrıyı engellemek mümkündür. Epidural anestezide ayrıca bacaklar hareket ettirilebilir. Spinal anestezide de, belden bir iğne yapılır ancak bu anestezi şeklinde belden aşağısı hem uyuşuktur, hem de bacakları hareket ettirmek mümkün değildir. Bu uyuşukluk ve hareketsizlik ameliyattan birkaç saat sonra tamamen ortadan kalkar.
  • Genel: Genel anestezide hasta tamamen uyku halindedir. Bu derin uyku halinde bilinç de olmadığından hastanın nefes alıp vermesi destek ile olur . Bu nedenle hastanın soluk borusu içine bir tüp yerleştirilir ve nefes alıp vermesi sağlanır. Ameliyat sonrasında bazı hastalarda boğazda yanma, yutkunma hissi ve öksürük olması soluk borusuna yerleştirilen bu tüp bağlı olarak gelişir.

Sezaryende kesi külot çizgisinden, kasıktaki kıllı bölgenin hemen bir-iki cm üstünden yapılır. Nadiren orta hatta, göbek deliğine doğru dik bir kesi de yapılabilmektedir ancak günümüzde bu tür bir kesi sadece özel durumlarda kullanılmaktadır.
Rahim kesisi de cilde yapıldığı şekilde, enlemesine ve hemen rahmin alt kısmına yakın bir noktadan yapılır. Bu kür bir kesi ile hem daha az kanama ortaya çıkar, hem de bir sonraki gebelikte rahmin yırtılma olasılığı azaltılmış olur. Nadiren rahmin tepe noktasından aşağıya doğru dikine bir kesi de yapılabilir. Genellikle bebeğe hızlı bir şekilde ulaşılması gereken durumlarda veya bebeğin eşinin önde kesi hattına yerleşmiş olduğu bazı durumlarda kullanılabilir.
Rahim açıldıktan sonra bebeğe ulaşılır ve birkaç saniye içinde bebek rahim dışına alınarak göbek kordonu kesilir. Bebek doğduktan sonra bebeğin eşi rahim dışına çıkarılır, rahim içi temizlenir ve dikişler ile rahim kapatılır. Takiben karında yapılan diğer kesiler yine dikişler yardımıyla onarılır ve en son cilt kesisi kapatılarak ameliyat sonlandırılır.

Sezaryen sonrası bakım
Ameliyat bitiminde anne (ve durumuna bağlı olarak bebek) derlenme (yakın bakım) odasına alınır. Burada hastanın değerleri kontrol edilirken ilaçları verilir. Genellikle anestezinin etkisinden sıyrılınca hastalar odalarına alınır ve bakımları odalarında devam eder. Ameliyatı takip eden 3-4. saatte annenin bir şeyler içmesinde sakınca yoktur. Barsak hareketleri başlamış ise kısa süre içinde bir şeyler yemesi önerilir.
Annenin mümkün olan en kısa sürede emzirmeye başlaması önerilir. genellikle bir çocuk doktoru doğumu takip eden 24 saat içinde bebeği kontrol eder. Doğumu takip eden ilk 24 saat anne ve bebek sağlığı açısından son derece önemlidir, bu nedenle bu sürenin hastanede geçirilmesi önemlidir. Çoğunlukla ameliyatı takip eden 2-3 gün içinde anne eve gidebilecek sağlık durumuna ulaşmış olur.
Genellikle ameliyat sonrası yara yerine konan bandajın 24-48 saat açılmaması önerilir. Eğer cilt altında gizli dikişler varsa bunların alınmasına gerek yoktur, ancak bazı cilt dikişleri kendiliğinden erimedikleri için ameliyatı takip eden 3-10 gün içinde alınmalıdır.
Yara yerinin tam olarak iyileşmesi birkaç haftayı bulabilir. Birçok kadında ameliyat yerine his kaybı veya dokunmakla ağrı, kasık ve karında kramp tarzında ağrı veya kanlı vajinal akıntı görülebilir. genellikle bu şikayetler lohusalık dönemi boyunca (6 hafta) devam eder ancak bazı hastalarda daha da uzun sürebilmektedir.

Sezaryen sonrası normal doğum yapılabilir mi?
Evet...
Ancak bu oldukça temkinli yaklaşılması gereken bir konudur. Sezaryende rahim alt kısmına doğru enlemesine yapılmış bir kesi varlığında hastanın bir sonraki doğumunu normal yolla gerçekleştirmesi mümkündür. Sezaryen sonrası normal doğum talep eden hastaların %60-80’inde normal yolla doğum mümkün olmaktadır ancak doğum sırasındaki rahim kasılmalarına bağlı olarak %1-3 oranında rahimde yırtılma ortaya çıkabilir. Rahim yırtılma riski daha önceki sezaryende diklemesine yapılan kesilerde daha fazladır (%4-9). Bu da anne ve bebek hayatını olumsuz etkileyecek sorunlara neden olabilecektir.